HANGİ TAKIMI TUTUYORSUNUZ LAHANAMI BAMYAMI?OSMANLIDA TAKIMLAR

HANGİ TAKIMI TUTUYORSUNUZ LAHANAMI BAMYAMI?OSMANLIDA TAKIMLAR

İstanbul, asırlar önce “Lahanacılar” ile “Bamyacılar” arasındaki büyük rekabete sahne oluyordu

Kimdi bu Lahanacı ve Bamyacılar:

Bu takımların, Amasya’da kurulduğu rivayet ediliyor. 19. yüzyıla kadar, padişahlar da dahil olmak üzere, cirit müsabakaları önemli bir izleyici kitlesi olduğu için bir çok takım kurulmuştu.

Müsabakalara katılan takımlara özel isimler verilirdi. Bu takımların en ünlüleri ise isimleri günümüze kadar unutulmayan “Lahanacılar” ile “Bamyacılar”dı.

1402’deki Ankara Savaşı’ndan sonra, Amasya’ya çekilen Çelebi Mehmet sipahilerin eğitimi için iki alay oluşturmuştu.

Bunun nedeni konusunda şu şekilde anlatılır.

I. Mehmet o sıralar Merzifon’a çekildiği ve Merzifon’un da lahanası meşhur olduğundan dolayı takımına Lahanacılar, Amasya’da bulunan oğlu II. Murad‘ın takımına da buranın bamyası meşhur olduğundan Bamyacılar adı verilir. Lahanacılar yeşil, Bamyacılar mavi kadife esvap (forma) giyermiş. 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar devam eden bu iki takım sayesinde Yeniçeri Ocağı alttan sürekli kuvvetlenerek yetişmiş. Çeşitli meydanlarda cirit, güreş, okçuluk, mızrak, top ve labut atma gibi müsabakalar yapılmış. Bu takımlardaki şahıslar veya yakınları öldüklerinde ise mezar taşlarına bu amblemlerin konması âdet olmuş.

Atlı cirit padişahların da zaman zaman katıldığı bir talim oyunuydu. Topkapı Sarayı’ndaki cirit meydanında, cuma namazı sonrasında cirit heyecanı yaşanırdı.

Bir tarafta lahanacılar takımı diğer tarafta bamyacılar ekibi. Yolunuz düşerse eğer, sarayın cirit meydanında iki mermer sütun göreceksiniz. Birini tepesinde bamya ve diğerinin üzerinde lahana heykeli bulunan ve o iki takımı simgeleyen iki eski anıt halen duruyor.

Bu takımlar o kadar önemliydiki öldükten sonra mezar taşlarına bile kazınırdı.

Habibe Hanım, 1873 yılında vefat etmiştir. Hayatı hakkında kaynaklarda pek fazla bilgi yer almaz. Bu sebeple kimlerden ders ve icazet aldığı belli değildir. Bir tarikata mensubiyetinin nişanesi olan tac-ı şerif sikkeli mezar baş şahidesi üstünde lahana şeklinde başlık vardır. Bu başlıktan dolayı Habibe Hanım’ın Merzifonlu olduğuna hükmedilir. Tarihimizde iki ünlü spor takımından biri lahana sembolünü kullanırdı ve bunlara “Lahanacılar” denirdi. Lahanacılar Merzifonlu idi.

Bu konuda Evliya çelebinin güzel bir yazısı vardır

Lahanacılar ve Bamyacılar’ın taraftarları arasında bazı padişahlar da vardır. Topkapı Sarayı’nın Bab-ı Hümayun Kapısı’ndan sağa inen yol üzerinde biri bamya diğeri ise lahana motifleriyle süslü iki dikili taş göze çarpar. Bunlardan Lahana Anıtı’nı III. Selim 1790’da, Bamya Anıtı’nı ise II. Mahmut 1811’de yaptırmıştır. Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla, Lahanacılar ve Bamyacılar arasındaki müsabakalar da yasaklanmıştır. Hatta pek çok yeniçeri mezar taşı da bu tarihlerde tahrip edilerek mezarlıklardan izi tamamen silinmiştir. Bununla birlikte günümüzde lahana ve bamya figürlerini yansıtan farklı mimari unsurlara zaman zaman şahit oluyoruz. Bunlardan bir tanesi de Çengelköy’de bulunan lahana motifi başlıklı Kavas Ahmed Ağa Çeşmesi’dir.

Sultan İbrahim zamanında kaptanıderyalığa kadar yükselmiş olan Seydî Ahmet Paşa, sert oyun oynamasıyla bilinir. Müsabakalarında yaralanan hatta dişleri kırılanlar dahi olurmuş. Seyit Ahmet Paşa, rivayetlere göre ünlü seyyah Evliyâ Çelebi’nin dişlerini de kırmıştır. Evliya Çelebi’nin zayıf ve narin yapılı bir bedene sahip olmasına rağmen, oldukça atik ve çevik olduğu, iyi at binip cirit attığı kaynaklarda dile getirilir. Seyahatnamesinden öğrendiğimize göre 1647 senesinde Seyit Ahmet Paşa ile oynadığı bir cirit esnâsında dört dişi kırılmıştır. Evliya Çelebi, kırılan dişlerini Viyana’da yaptırdığını yazar.

Kaynak :Dünyabizim.com

wordpress theme by initheme.com

Copy © 2014 Shinetheme. All Rights Reserved